Car Stereo is the #1 Car Audio Online Resource for radio,speakers, MP3, amps, subwoofers, box enclosures, IASCA,DB Drag Racing, USACi and MECA events Car Stereo is the #1 Car Audio Online Resource
Car Stereo is the #1 Car Audio Online Resource
Car Stereo is the #1 Car Audio Online Resource  Welcome to CarStereo.com the Internet Guide to Car Audio Car Stereo is the #1 Car Audio Online ResourceMY ACCOUNT   
Car Stereo is the #1 Car Audio Online Resource
OnlineCarStereo.com
The best and biggest selection of mobile audio/stereo, multimedia/navigation and accessories at the lowest prices! Kenwood, Pioneer, Rockford Fosgate, JVC, Sony, Clarion, Jensen, Infinity, Kicker and more...
Car Audio Black Friday Sales!
Message Forums Car Stereo Message Forums > Technical and System Design > Teknolojinin Tarihi
Go Back Pages (1): [1]
Author
Thread Post New Thread    Post A Reply
sabunkopugu
Member

 Teknolojinin Tarihi

Anlamak anlam1na gelen bilim ve yapmak anlam1na gelen teknolojinin geli_im serüveni ilk insan1n ak1l, mant1k ve duyu organlar1n1 maddeye yöneltmesi ile ba_lar. Bilim ve teknoloji, serüveninin ilk gününden beri kabul gördüü corafi bölgeler ve kültürler aras1nda seyahat eder ve gittii her yere maddi gücünü de beraberinde ta_1r. Bilimin ve teknolojinin bu gücünü anlayan Büyük 0skender, ya_ad11 çaa siyasal damgas1n1 vururken, 0skenderden sonra gelen 0slam dünyas1 da, yine bilim ve teknoloji arac1l11yla yarat1c1n1n buyruklar1n1 dünyan1n dörtbiryan1na ta_1r. 0slam dünyas1ndan sonra bilimi sahiplenen Avrupa, dünyay1 kendisine sömürge yaparken, Amerika bilim ve teknolojinin gücü ile sömürgecilii devralarak, hertürlü zehirli ürünleri deneyerek çöplük haline getirdii gezeenin koruyucusu rolünü üstlenir(!). Bilimin ilk tohumlar1n1, M.Ö. 3000 y1llar1nda medeniyetin p1r1lt1lar1n1n görüldüü Mezopotamya uygarl11nda görüyoruz. Bu nedenle bilim ilk yolculuuna dou uygarl11ndan ç1kar. M1s1r uygarl11ndan sonra Bat1ya geçen b1lim, önce 0yonyaya, sonra Atinaya, Güney 0talya ya gider ve yeniden 0skenderiyeye döner. Roma 0mparatorluunun çökmesi ve Ortaça banazlar1n1n muhte_em 0skenderiye Kütüphanesini yakmas1 ile yokolmaya yüztutan bilim, 0slamiyetin dou_u ile yeniden canlan1r ve geli_ir. 7. yüzy1ldan 13. yüzy1l1n sonlar1na kadar 0slamiyetin himayesinde geli_en ve modern anlamda tohumlar1 at1lan bilim, yeniden Avrupada canlanmaya ba_lar. Avrupadan Amerika yolculuuna ç1kan bilim, bu yolculua ç1kmadan önce teknolojiyi de koluna takar. Japonya ve Güney Kore gibi ülkelerin öncülüünde Asyaya da yerle_en ve yolculuuna ba_lad11 zaman toplumda pek yeri olmayan bilim, 20.yüzy1l1n sonunda olu_turduu kendi toplumuna ve modern insan1na Nemrutluunu ilan eder. Eski M1s1r Dönemi M.Ö.3000 y1llar1nda Nil ve F1rat k1y1lar1nda rahiplerin yönetiminde yerle_ik hayat ya_ayan Sümerler, günlük ya_amlar1nda teknolojik ürünleri kullan1yor ve ya_am1 daha kolayla_t1rmak için çevreden görgüsel olarak bilgi topluyorlard1. M.Ö. 25002li y1llara gelindiinde ise çarp1m tablosunu kullan1p, matematiksel baz1 hesaplamalar1 yap1yorlard1. M.Ö.2000 y1llar1nda Sümerlerden bilim me_alesini alan Babilliler, karekök, küpkök alma, ikinci ve üçüncü dereceden problemleri çözmek amac1yla baz1 tablolar geli_tirirler. M.Ö.1000 y1llar1na kadar Sümerler ve Babilliler döneminde elde edilen bilgiler daha çok empirik bilgi düzeyinde kal1. Eski Yunan Dönemi M.Ö.1000 y1llar1ndan sonra Ege k1y1lar1nda ya_ad1klar1 dünyaya anlam arama çabas1 ile felsefe yapan Yunanl1lar tarih sahnesinde görülür. Yunanistan ve Güney 0talyada ya_ayan Yunanl1lar, bilimin tohumlar1n1 0yonyada atar ve felsefe biliminin de öncülüünü yaparlar. Bilinen ilk Yunanl1 bilgin Miletde ya_ayan Thalesdir. 0lgi alan1 astronomi ve felsefe olan Thales, evrenin sudan meydana geldii hipotezini ortaya atar. Thales, dü_üncelerini M1s1r gibi dei_ik ülkelere yapt11 seyahatlerden elde ettii bilgiler ile yourur. Thales yapt11 seyahatlerle, farkl1 kültürlerin birikimlerini Yunan topraklar1na ta_1yarak bilimin ve teknolojinin geli_iminde en önemli bir görevi de yerine getirir. Thalesin örencileri Anaximender ve Anaximenes sayesinde, Yunanl1lar1n doa olaylar1na kar_1 ilgisi artar ve böylece bilim tomurcuklanmaya ba_lar. Ancak M.Ö.5502li y1llarda Perslerin Yunan topraklar1n1 istilas1 ile tomurcuklanmaya ba_layan bilimin ye_ermesi bir ba_ka bahara kal1r. Thales ve örencilerinin materyalist felsefesine kar_1n rasyonalist felsefeyi kuran Pythagoras M.Ö.5302li y1llarda Ege k1y1lar1ndan Sicilyaya ta_1n1r ve ünlü Karde_lik Derneini kurar. Matematii ba_tac1 yapan Pythagorasa göre, evrenin yap1 ta_1 say1d1r. Pythagorastan etkilenen Herakletios ise gerçein özü say1 deil dei_medir derken M.Ö.475 y1l1nda yine Pythagorastan etkilenen Parmenides,  Gerçein özü say1 deil olmad1r ve olma, dei_meyen, hareketsiz, bitmeyen varl1kt1r der. M.Ö.450 y1llar1nda materyalist ve rasyonalist ak1mlar1n etkisi alt1nda fikirlerini olu_turan Empedoclese göre ise, tüm varl1klar ate_, hava, su ve toprak olmak üzere dört elementten olu_ur, bu elementlerin ili_kilerini sevgi ve nefret olmak üzere iki güç yönetir ve dünya bu gücün rastlant1 sonucu çarp1_mas1ndan olu_mu_tur. Ayn1 dönemde ya_ayan Demokritos yeniden materyalist bir yakla_1mla, atomlar ve içinde döndükleri bo_luk olmak üzere iki gerçek var der. Demokritosa göre, insan dahil her_ey maddenin mekaniksel olarak birle_mesinden domu_ nesnelerdir. Demokritos ilk kez atom teorisini ortaya atarak ve insan1 daha o günden maddeyle s1n1rlayarak bilim tarihinde yerini al1r. Pythagoras1n karde_lik derneinin üyeleri olan çou bilgin, tart1_ma sanat1 üzerinde uzmanla_1r ve Atinan1n ho_görülü demokrasisi içerisinde fikirlerini rahatl1kla beyan ederler. Bunlar, çe_itli mant1k oyunlar1 ile doru yanl1_ bakmaks1z1n muhatab1 mat etmenin yollar1n1 öreterek geçimlerini salarlar. Sofistler ad1 verilen bu gruba kar_1 ilk ba_kald1r1 Sokratesten gelir. Sokrates, tart1_man1n amac1 insan1 iyi, ak1ll1 ve dürüst yapman1n yollar1n1 ara_t1rmak olmal1 der ve siyasi otoriteyi rahats1z ettii için daraac1na gönderilen ilk bilginler aras1nda yerini al1r. Sokrates, M.Ö.4802de ölen Konfiçyüs ve 4792da ölen Budadan 9 y1l sonra dünyaya gelir ve 399 y1l1nda bald1ran zehiri içirilerek öldürülür. Böylece, maddi kayg1larla ve günü kurtarma dü_üncesi ile hareket eden siyasi otorite, cinayetlerine bir yenisini daha eklerken, gelecei kurcalama ve maddeye anlam arama çabas1 ile hareket eden ve _ehit olan bilginler listesine de bir yenisi daha eklenir. Sokratesin ölümünden sonra üzüntüsünden Atinay1 uzunca bir süre terkeden örencisi Platon (Eflatun), Atinaya tekrar döndüünde Akademisini kurup kap1s1na da Buraya matematik bilmeyen giremez pankart1n1 asar. Eflatun matematie verdii önem kadar mistizme de önem veriyordu. Eflatuna göre, evren idealar ve olgular dünyas1 olmak üzere ikiye ayr1lm1_t1 ve evren birtak1m nesnelerin rastlant1 sonucu birle_mesinden deil, ak1ll1 bir yarat1c1 taraf1ndan olu_turulmu_tu. Eflatunun örencilerinden Eudoxus hocas1 gibi dü_ünmüyor ve astronomi ile spekülatif kozmolojiyi birle_tirerek evreni tan1mlamada gözlemden bahseden ilk bilgin oluyor. Eflatunun bir dier örencisi, bilim tarihinde oldukça önemli bir yeri olan ve M.Ö. 3842de doan Aristotelesdir. Aristonun bilim üzerine etkisi yüzy1llar boyunca devam eder ve Ortaça boyunca hem 0slam dünyas1n1 hem de Bat1 kültürünü yak1ndan etkiler. Eski Yunanda böyle geli_meler olurken Çinliler ka1d1, barutu, pusulay1, bask1 tekniini ve abaküsü (ilk basit hesap makinas1) bulurlar. M.Ö.246 y1l1nda Çin 0mparatoru Çü Huang-ti, ulusal birliin salanmas1 için tüm k1taplar1n yak1lmas1 gerektiini söyler ve meydanlarda toplatt11 tüm kitaplar1 yakt1r1r. Böylece siyasi otoritenin dü_ünceye kar_1tl11 ve tahammülsüzlüü daha bu tarihlerde ortaya ç1kar. M.Ö.3342de 0skenderin 2. Yunan Kongresinde ba_komutan seçilerek, M1s1r1, Fenikelilerin tüm topraklar1n1 ve Kudüsü almas1, Pers 0mparatorluunu y1kmas1, 0ndüsü ele geçirerek Hint uygarl11n1 sona erdirmesi, Yunan dü_üncesinin dier kültürlerle tan1_ma olana1n1 salar. Büyük 0skender (Zülkarneyn), sefere gittii yerlere sadece veziri olan Aristotelesi deil birçok bilim adkültablan1 da ***ürerek bilimsel geli_melerin önünü açar. Büyük 0skender gibi Eflatun ve Aristoteles de 0brahim dinine bal1 ve 0slam _eriatinden idi [6]. Yine ayn1 dönemlerde ya_ayan ve 0skenderin sormas1 üzerine Gölge etme ba_ka ihsan istemem diyen, Eflatunun ç1lg1n Sokrates dedii ve 0skenderin Eer 0skender olmasayd1m Diogenes olmak isterdim diye iltifat ettii Diogenes de erdemi yüceltir ve bilginlere büyük deer verirdi. Aristoteles, Lyceumunu yine bu dönemde kuruyor. Büyük 0skenderin himayesinde Yunanl1lar metafizik nitelikteki spekülatif bilimden 300 y1l sürecek olan ve Helenistik Ça ad1 verilen gözleme dayal1 emprik bilime yönelirler. M.Ö.323 y1l1nda Büyük 0skenderin ölümünden sonra, M1s1r1n yönetimini eline alan Aristotelesin örencisi general Ptolemy, hocas1n1n Lyceumunu örnek alarak me_hur 0skenderiye Müzesini kurar. Müze yüzlerce devletten maa_l1 bilim adkültablan1 kadrosunda bulundurmas1 nedeni ile günümüz ara_t1rma merkezlerinin ilk nüvesi say1l1r. Ayr1ca müzede, yar1m milyondan fazla kitab1 olan bir kütüphane, gözlem evi, diseksiyon odalar1 ve bir de hayvanat bahçesi vard1. 0lk yüzy1l1 büyük bilimsel çal1_malara sahne olan müzede, Archimedes, Apollonius, Hero, Batylamus, Öklid, Hipparcus ve Erasosthenes gibi büyük bilimadamlar1 yeti_ir ve ayn1 zamanda ders verirler. Müzede ders veren Apollonius, Parabola Hiperbola ve Elips gibi terimleri ilk kullanan bilimadam1 unvan1n1 al1r. M.S.101 y1l1nda Sen de mi Brütüs sözünün sahibi Julius Sezar, bilinen ilk gazeteyi ç1kart1r. Bu tarihlerden sonra Yunan Bilimi geriler ve Avrupa Ortaça karanl11na gömülür. Kiliseye ters dü_tüü gerekçesi ile bilim ad1na ne varsa yoketme süreci ba_lar. Birçok bilimsel kitap yak1l1r. M.S.389 y1l1nda Piskopos Theophilus, 0skenderiye Müzesinin ünlü kütüphanesinin bir bölümünü tahrib ettirir. 415 y1l1nda da Patrik Cyrilin k1_k1rtmas1 üzerine matematikçi Hypatia öldürülür. 525 y1l1nda ise Eflatun un kurduu Akademi, Justinian taraf1ndan Hrist1yanl1a ayk1r1 say1larak kapat1l1r. Ayn1 dönemde Romal1 Boethius seküler (laik) nitelikteki yaz1lar1ndan dolay1 Kilise taraf1ndan ölüm cezas1na çarpt1r1l1r. Atinadaki okullar1n kapanmas1 üzerine birçok Yeni-Eflatuncu bilgin 0randaki Jundishapura yerle_ir ve Yunan dü_üncesi ile Hint, 0ran ve Suriye kültürleri yeniden temas olana1 bulur. 0slam Dünyas1ndaki Geli_meler 6002lü y1llarda doup k1sa sürede geli_en 0slamiyet ile, Büyük 0skender döneminde olduu gibi bilim bir kere daha ye_erir. Kuranda tabiat1n incelenmesine yönelik olarak bulunan 750 ayetten ve Peygamberin yolgöstermesi ile yarat1c1n1n s1rlar1n1 arayan müslümanlar, deneye ve gözleme dayal1 bilimin temelini atarlar. Bu dönemde Emevi Halifelerinden Muaviye bir milyon civar1nda kitab1 bar1nd1ran Darül-Hikme yi (0lim Kültür Yuvas1) kuruyor. Yine Halife el-Hakim, 400.000 ciltlik bir kütüphane kurarak bilim adamlar1n1 Kurtubada toplar. 8.yüzy1l1n sonlar1na doru Halife Harun-el-Ra_id, Aristotelesin tüm kitaplar1n1, Galen ve Hipokrat gibi büyük bilim adamlar1n1n b1rçok eserini Arapçaya çevirtir. Halife el Memun, Bizansa ve Hindistana elçiler göndererek çevirmeye deer kitap arat1r ve Bizansl1lar1 yendii sava_ta, sava_ tazminat1 olarak sadece Eski Yunan Yazmalar1n1 ister. Böylece 0slam dünyas1, kendilerinden önce yap1lan tüm bilimsel çal1_malar1 toparlayarak kaybolmas1n1 önler ve daha sonra bu çal1_malar Arapçadan Bat1 dillerine çevrilir. Endülüs Devletinin kurulmas1 ile Musevi, Hristiyan ve 0slam kültür geleneklerinin bulu_mas1 0spanyay1 bilim ve kültür merkezi haline getirir. 0slam dünyas1nda yeti_en bilim adamlar1ndan Cabir Bin Hayyan, Kimyasal maddeleri, uçucu maddeler, uçucu olmayan maddeler, yanmayan maddeler ve madenler olarak dört grupta toplar ve modern kimyan1n kurucusu olarak bilinen Lavoisiere öncülük eder. El-Kindi, Einsteindan 1100 y1l önce 800 y1l1nda izafiyet teorisi ile ura_1r. El-Kindi, Zaman cismin varolma süresidir, zamanla bilinebilen ve ölçülebilen h1z ve yava_l1kta hareketin modaliteleridir der. Zaman, mekan ve hareket birbirinden ba1ms1z deildir, göe doru ç1kan bir insan aac1 küçük görür, inen insan ise büyük görür der. 18.yüzy1l1n matematik bilgini Gerolamo Cardanonun 0nsanl11n 12 büyük dü_ünüründen biri dedii Harezmi, Hint rakamlar1na s1f1r rakkültablan1 ekliyerek bugünkü kulland11m1z rakamlar1 olu_turuyor. Fen bilimlerinde deneyle sabit olmayan bilgilere itibar edilmemesi gerektiini söyleyen Ahmet Fergani, enlemler aras1ndaki mesafeyi hesaplad11 gibi, ekliptik meyli en doru _ekilde hesaplayarak ka_ifler aras1na giriyor. Trigonometrik ba1nt1lar1 bugünkü kullan1lan _ekliyle formülle_tiren, El-Battani, 877 y1l1ndan 929 y1l1na kadar sürekli astronomik gözlemler yapar. J.E.Montucia 18022de yay1nlad11 Histories des Mathematiques adl1 eserinde Johann Müllerin bilimsel eserleri çok zengin olmakla beraber, bir zamanlar zannedildii kadar orijinal deildir. J.Müllerin kendisinden önceki y1llarda, bu konuda yaz1lm1_ olan eserler hakk1nda bilgisi vard1. Bilhassa el-Battani ve Nasirüddin Tusididen bir_eyler ald1 der. El-Battani, Tanjant ve Kotanjant1n tan1m1n1 yaparak Sinüs, Tanjant ve Kotanjant1n s1f1rdan doksan dereceye kadar tablosunu haz1rlar ve küresel üçgenlerde, kö_elerden birinin dik olmas1 halinde üçgende geçerli olan ba1nt1lar1 ortaya koyar. Ebubekir er-Razi, cerrahide diki_ malzemesi olarak ilk kez hayvan ba1rsa1n1 kullan1r, t1p biliminde deney ve gözlemin çok önemli olduundan bahseder ve ba_hekimi olduu hastanede görev alacak olan doktorlar1n uzmanla_malar1 gerektiini söyler. Ebül-Vefa Trigonometriye Sekant ve Kosekant kavramlar1n1 kazand1r1r. Gözün görülebilir cisimler dorultusunda 1_1nlar yayd11n1 söyleyen Öklid ve Batylamusa kar_1, Görülecek cismin _ekli, 1_1k vas1tas1yla gözden girer ve orada mercekler vas1tas1 ile nakledilir diyerek, yapt11 say1s1z denemelerle göze gelen uyar1lar1n görme sinirleri ile beyne intikal ettirildiini söyleyen 0bnü-l-Heysem, optik biliminin öncüsüdür. Çe_itli maddelerin birbirinden ayirt edilme yollar1ndan birinin, maddelerin özgül a1rl1klar1 olduunu söyleyerek s1cak su ile souk su aras1ndaki özgül a1rl1k fark1n1 tesbit eden el-Beyruni, 973 y1l1nda Bilimsel çal1_malar1n, deneylerle isbat edilmesi gerektiini ve belgelere dayanmas1n1n zorunlu olduunu söyler. 0bnun-Nefis 12002lü y1llarda küçük kan dola_1m1n1 ke_feder. Bursal1 Kad1zade Rumi 11002lü y1llarda, Siyasi otoritenin, ilim müesseselerine kar1_mamas1 gerektiini söyleyerek zaman1n Hükümdar1 Ulu Beye kar_1 tav1r al1r ve istediini yapt1r1r. ^erafettin Sabuncuolu 13002lü y1llarda hayvanlar üzerinde ce_itli deneyler yaparak deneysel fizyolojinin öncülüünü yapar. Sabuncuolu, y1lan zehirine kar_1 antidot olarak kullanmak istedii bir tiryak1 önce horozlarda, sonra da kendi üzerinde dener. G1yaseddin Cem_id, Kad1zade Rumi ve Ali Ku_çu taraf1ndan ortak haz1rlanan ve 1018 kuyruklu y1ld1z1n konumunu içeren Zic-i Gurgani isimli yap1t, kronoloji sistemleri, pratik astronomi ve çe_itli kuramsal matematik konular1n1 içerir. Ali Ku_çu, Fatihin davetini kabul ederek 0stanbula gelir ve Ayasofya Medresesi Müderrisliine (Profesörlüü) getirilir. 15.yüzy1lda Mursiyeli 0brahim Akdeniz Haritas1n1, 16.yüzy1lda ise Piri Reis I.ve II. Dünya haritas1n1 çizerek deniz k1lavuzu mahiyetindeki Kitab-1 Bahriye adl1 corafya eserini yazar. Bizans Kral1 Jüstinyenin yapt1rd11 Ayasofyan1n kubbesine ç1k1p, Hz.Süleymana hitaben Ey Süleyman bugün seni geçtim demesine kar_1n Selimiyeyi yapan Mimar Sinan, Ey zavall1 Jüstinyen, Allah ü Vahidül-Ahad, herkesten ve her_eyden üstündür diyerek cevap verir. 1630 y1l1nda Hezarfen Ahmed Çelebi uçma denemeleri yapar. Katib Çelebi ise ayn1 y1llarda yerküreyi, Avrupa, Asya, Afrika, Amerika, Mecellenika (Avustralya) ve kutub bölgeleri olmak üzere alt1 k1taya ay1r1r. Katib Çelebi 14.500 yazar ve yorumcuyu kapsayan Ke_füz-Zunun adl1 bibliyografya lugati ile, bir bibliyografya uzman1 olduunu ortaya koyar. Fatih Sultan Mehmet Han1n ölümünden sonra medreselerden tabiat bilimlerinin öretilmesi yava_ yava_ kalkar. Bu dönemden sonra 0slam anlay1_1ndaki yetersizlik 0slam dünyas1n1n bilim dünyas1ndan silinip yokolmas1na neden olur. Araplar bat1n1n kölesi konumuna dü_erken, tarih boyunca 0slam1n bayraktarl11n1 yapan Türkler ise bilim ve teknolojiye gereken ilgiyi göstermemelerinin bedelini fethettii topraklardan kovularak ve barbar ilan edilerek öder. 0slam dünyas1n1n bilimle ura_t11 parlak dönemlerinde, Avrupan1n Hristiyan dünyas1 büyü, simya ve astroloji ile ura_1yordu. Halk1n kültür düzeyi çok dü_ük olduu için bilimle kimse ilgilenmiyordu. Kilise ile daima ters dü_en Kutsal Roma 0mparatoru Frederik II (1194-1250), Arapçadan baz1 bilimsel eserleri Latinceye çevirtir. Fakat bu çevirinin amac1n1n bilim için mi, yoksa kiliseyi k1zd1rmak için mi olduu tart1_mal1d1r. Onüçüncü yüzy1lda Avrupada Kilisenin öncülüünde üniversiteler kurulurken iki de manast1r düzeni ortaya ç1kar. Bilime katk1lar1yla bilinen Fransisken manast1r1 ve felsefeye katk1lar1 ile bilinen Dominiken manast1r1. Dominiken manast1r1n1n yeti_tirdii en büyük din dü_ünürü St.Thomas Aquinasd1r (1225-1274). Skolastizmin kurucusu olan St.Thomas, bilginin iki kayna1 vard1r, biri inanç, dieri ise doal ak1l yürütmedir. 0nanç bilgisini kutsal kitaptan al1r; ak1l yürütme ise akl1n süzgecinden geçirilerek düzenlenen ve yorumlanan duyu verilerini kullan1r ve bunun en yüce örnekleri de Eflatun ve Aristoteleste vard1 der. Fransisken manast1r1n1n yeti_tirdii en büyük bilim adam1 ise Roger Bacondur (1214-1294). Bacon El Heysemden etkilenerek optik bilimi üzerinde çal1_1r. Bacon, eitim ve deneysel bilimde matematiin çok önemli olduunu söyler ve bilimsel çali_malarda gözlem ve deneyin öneminden bahseder. Oysa bu dönemde Avrupada matematik, müslümanlar1n ura_t11 bir alan olarak görülür ve ura_anlara da iyi gözle bak1lmazd1. 14. yüzy1lda matbaan1n icad1 ile 1400-1500 y1llar1 aras1 Arapçadan ve Eski Yunancadan birçok kitap Latinceye çevrilir. Aristotelesin tüm kitaplar1 1495 y1l1nda bas1l1r. Thalesin M1s1ra, 0slam dünyas1n1n Bizans ve Hindistana yapt11 bilimsel amaçl1 seyahatlar gibi Avrupadan birçok bilim adam1 0slam dünyas1na seyahat yaparak bilimsel kitaplar1 toplarlar. Bir kere daha bilimsel eserler Dou Uygarl11ndan Bat1 Uygarl11na doru yönelir. Eski Yunancadan Arapçaya çevrilen bilimsel eserler yeniden Arapçadan Latinceye çevrilmeye ba_lan1r. Bilime dayal1 Teknolojilerin geli_mesi Sanayi devrimine kadar teknoloji, mucitler sayesinde daima bilimden önde gider ve Sanayi Devriminden sonra bilime dayal1 teknolojiler dönemi ba_lar. Zanaatkar atölyeleri yerlerini, bilim adkültablan1n laboratuvarlar1na, Ara_t1rma-geli_tirme (Ar-Ge) merkezlerine ve fabrikalara b1rak1r. Bu dönemde bilimin itici gücü sadece entellektüel merak deil daha çok sermaye olur. Bilimsel gücün para demek olduunu anlayan birçok tüccar, bilim adamlar1 ile yak1n dostluk içerisine girerek onlar1n çal1_malar1n1 finanse eder. Böylece Avrupa, ticari sömürgeciliin en iyi arac1n1n bilim ve teknoloji olduunu anlar ve bilime dayal1 teknoloji ça1 ba_lar. Bilime dayal1 teknolojinin ilk örnei Thomas Alva Edisonun laboratuvar1na, bilimsel geli_meleri ticari uygulamalara dönü_türerek gerçekle_tirdii elektrik teknolojisidir (elektrik lambas1, güç santral1 1887). Henri Fordun 1908 y1l1nda seri olarak otomobil üretmesi kütlesel üretim kavrkültablan1 da ortaya koyar. 1895 y1l1nda Röntgenin X 1_1nlar1n1 ke_fetmesi ve arkas1ndan doal radyoaktivitenin ke_fi (1896), Thomsonun elektronu ke_fetmesi, Planck1n kuantum kavrkültablan1 ortaya atmas1 ve Einsteinin foton kavram1 (1905) ve genel rölativite teorisini ortaya koymas1, daha önce temeli at1lan modern bilimin dou_unu da simgeler. Bilimin bu dou_unun temelinde I.ve II. Dünya sava_lar1n1n olmas1 kadar farkl1 kültürlerin daha önce Eski Yunanda, 0slam dünyas1nda ve Endülüste biraraya gelmesi gibi Amerika Birle_ik Devletlerinde de biraraya gelmesi vard1r. Youn madde fizii, malzeme bilimi ve elektroniin geli_mesi sonucu bilgisayar ve telekomunikasyon teknolojileri ortaya ç1kar. M.Ö.3500 y1l1 civar1nda yaz1n1n, M.Ö. 170 y1l1nda par_ömenin ve 14542de matbaan1n icad1 ile geli_en yaz1l1 ileti_im, telgraf, sabit görüntülerin elektrikle iletimi, daktilo, telefon, fonograf, televizyon yay1n1, teleks, haberle_me uydusu, transatlantik fiberoptik kablo, telefax ile yaz1l1 metinlerin yan1nda, ses ve hareketli görüntüyü de kapsayan telekomünikasyon teknolojilerine dönü_ür. Bu sayede bilginin i_lenmesi, iletilmesi, depolanmas1 ve enformatik, yaz1l1m, optoelektronik ve fotonik gibi yeni bilim alanlar1 ve bunlara dayal1 yeni teknolojiler ortaya ç1kar. Transistörün geli_tirilmesini izleyen yakla_1k elli y1ll1k bir süre içinde bilime dayal1 ileri teknolojiler doar. Biyoteknoloji, gen mühendislii ve moleküler biyoloji ile üretim sistemindeki dei_imler yan1nda ürünlerin boyutlar1nda da bir minyatürle_me olur ve g1da üretimi tarlalardan ara_t1rma laboratuvarlar1na doru kaymaya ba_lar. Bilgi Toplumuna Geçi_ Sürecinin Ba_lang1c1 Bilim ve teknolojinin bu serüveni sonucunda, s1n1rlar1 tan1mlanmam1_ geni_lemeye ve ayn1 zamanda s1n1rs1z ihtiyaçlar yaratmaya yönelik istikrars1z bir yap1 olan bilgi toplumu ortaya ç1kar. Sanay1 toplumunda olduu gibi bilgi toplumunda da insan dahil her_ey üretim faktörü aç1s1ndan ele al1nmaktad1r. Sanayi toplumunun ihtiyaç duyduu insan gücünü, i_ ve emek ili_kisinin nas1l olmas1 gerektiini Taylor tan1mlam1_t1. Bilgi toplumunun gerektirdii i_i ve insan gücünü de W.Edwards Deming tan1mlamaktad1r. Deminge göre bilgi toplumunun i_çisi sadece söyleneni yapan deil, aktif olarak üretime kat1lan, asgari bir fen ve matematik bilgisi olan ki_iler olmal1d1r. Bilgi toplumunun ihtiyaç duyduu i_çilerin %50sinden fazlas1 da üniversite mezunu olmal1d1r. Böylece bilgi toplumunda ayakta kalarak üretim faktörü olma özelliini sürdürebilecek modern insanda olmas1 gereken vas1flar uzmanlarca _u _ekilde belirleniyor: Teknolojik geli_melere ve dei_imlere adapte olabilme, kendini yenileyebilme yetenei, ileri teknolojilere a_inal1k, teknolojinin sosyal boyutunu kavrayabilme, en az bir yabanc1 dil bilme ve disiplinler aras1nda çal1_abilme özelliinin olmas1. yeni teknolojiler Bilim ve teknoloji yeni bir toplum _ekillendirdii gibi yeni bir insan gücünü de tan1mlamaktad1r. Böylece 20. yüzy1l1n siyasi atmosferini dolduran emek - sermaye ili_kisi, 21. yüzy1la girilirken yerini yönetim-bilgi-sermaye ili_kisine, emein performans1 da bilginin performans1na b1rak1r. Ba_1nda, magazin sayfalar1nda gösteri_ci kapitalistler kadar, profesyonel yönetici ve bilim adamlar1n1n da simalar1 görülmeye ba_lan1r. Serbest piyasa ekonomisi, banka alar1, bilgi alar1, ula_1m _ebekesi, çokuluslu _irketler ve sonuç olarak küreselle_me kavram1 ortaya ç1kar. Böylece insan1n faaliyetleri ulusal devletin d1_1na ç1karak uluslararas1 mahiyet kazan1r. Dier taraftan ise insan birçok bilgiye ula_1rken insana ait birçok özel bilgiye de kredi kart1, personel bilgi formu vs. gibi formlar sayesinde eri_ilebilmektedir. Yine _u anda dünyan1n birçok yerinde yürütülen Genom projesinin sonuçlanmas1 ile insan bir de gen kimlik kart1na sahip olacak. 0nsan1n gen haritas1n1 tan1mlayan bu kimlik, sosyal statüdeki konumu da belirleyebilecek. Örnein DNA içerisindeki _ifrelere göre anlamland1r1lan kodlar sayesinde insan1n neye meyilli olduu tesbit edilecek ve i_ bulmada, evlenmede ve herhangi bir yere üyelikte bu kodlar1n çözümüne bak1lacakt1r. Kodlar1ndan _izofreniye meyilli veya ba_ka bir hastalia eimli gibi anlam ç1kart1lan insan1n ya_am1 daha ba_lamada altüst olabilecek ve daima kontrol alt1nda tutulacakt1r. teknoloji haberleri Bu geli_meler, insan1 belli merkezlerden yönlendirebilme yeteneini de beraberinde getirerek, birçok gayrime_ru iktidar1n me_rula_t1r1lmas1 rolunü de üstlenir. Bilim, siyasi iktidarlar1n teorik dü_ünce boyutundaki hakl1l11n1 dorulaman1n pe_inde ko_turulurken, teknoloji de toplumun kontrol alt1na al1nmas1 yönünde geli_tirilmektedir. Geli_mi_ ülkelerin harcamalar1na bir gözat1ld11nda, yat1r1mlar1n çounun insan1 hedef alan sava_ teknolojisine veya insan1n eylemlerini denetlemeye dayanan kontrol mekanizmalar1n1n geli_tirilmesine yönelik olduu görülür. Modern insan, sanki hemcinsini mahkum etmeye veya yoketmeye yönelik programlanm1_ gibi üretmektedir. Bilim ve teknoloji, _ekillendirdii yükseköretim kurumlar1nda üretilen modern köleleri eliyle bir taraftan kendine endeksli toplumu ortaya ç1kart1rken dier taraftan da ürünleri ile doay1 nükleer çöplük haline getirmekte ve kozmosu kaosa doru sürüklemektedir. Bu nedenle gözükapal1 kölelerini ürettii oran da gözükapal1 kar_1tlar1n1 da üretmeye ba_lam1_t1r. Özellikle 19602l1 y1llardan itibaren alevlenen çevrecilik hareketleri sonucunda, teknolojinin hoyrat ve s1n1rs1z geli_imine müdahale etme dü_üncesi ile yumu_ak teknoloji kavram1 gündeme gelir.

Report this post to a moderator

New Post 06-03-2015 04:58 AM
Click Here to See the Profile for sabunkopugu Click here to Send sabunkopugu a Private Message Find more posts by sabunkopugu Add sabunkopugu to your buddy list Edit/Delete Message Reply w/Quote
Author
Thread Post New Thread    Post A Reply
Go Back Pages (1): [1]

Show Printable Version  |   Email this Page  |   Subscribe to this Thread


   
 Recently Logged In Members  
2rgrbn, from Long Beach, CA. RampagesZ, from Mobile, AL. kaotiksyko, from , CO. Rol886, from Rockaway Beach, NY. Dayton605, from Dayton, TX. banelsonms, from Moss Point, MS. weezer4rock, from , . jaboran, from swanton, OH. N2Audio, from Lawrence, KS. wolfantry, from erie, PA. IBBumpin, from Columbus, NE. tjsaudio, from anytown, MI. punkroc719, from Winchester, VA. Andrew, from Linden, MI. #1audio, from newport, NC. torawi01, from Corpus Christi, TX. Stripedss, from Hampton, GA. NRred2, from New York, NY. becesaudio, from davao city, AL. ipodzrcool, from , AL.
see more member photos  post your members photo

 

 

 previous page Back Email this page to a Friend 
Home  |  Contact Us  |  About Us  |  Advertise  |  Join!  |  Log-In
 
Copyright © 2006 Online ConneXions Inc.
Web Designed & Hosting